‘‘Bir aşkın izlerini yok edecek
yeni bir aşk sipariş edildi yeniden…’’
Dudaklara kor çalındı cehennemden…
Tenine her dokunuşta gıdıklayacak;
Narin, hisli dokunuşlar nakledildi parmak uçlarına…
Kalbi kalbinin ritmiyle ritimlendirildi.
Hazan rüzgarları serpiştirildi saçlarının arasına,
Kömür karası çekildi gözlerine…
Anaç bir duygu eklendi yüreğine;
Eski aşkın izlerini yok etsin diye…
‘‘Bir aşkın izlerini yok edecek
yeni bir aşk sipariş edildi yeniden…’’
Teninde bir bulut
Kalbinde koyu gri bir sis
Gözlerinde bitip tükenmez yağmurlar taşıyan kadın
Yanımda değilsin
Dudakları kordan
Elleri pamuk
Saçlarında hazan rüzgarları taşıyan kadın
Yanımda değilsin
Değilsin yanımda…
30 Ocak 2009 Sabahı, mahmurluğu beynimde ayrılığın…
Bize uzak denizlerin, huzur veren sesini eski devlet büyüklerinin parklarında arıyorum herhalde…
Ama havuzun sesi denizin sesine hiç benzemiyor.
İnce belli bir kız geçiyor önümden, uzun rapunzel saçları tüm belini örtüyor bir şal gibi… Çekiniyorum uzun saçlarını yazmayı;
Çünkü senin saçların dökülmekte,
Çünkü bunun suçlusu benim!
Ayakkabı boyacısı ne çokta konuştu.
Benim başım şişti bile, müşterisinin ki ne halde acaba?
Anladım; Devamı…
Sonunda sustu şehir. Beni bana bıraktı yanlızlığım.
Seni aradığımı sanıyordum.
Oysa ben seni yüreğimin arka sokaklarında kaybetmişim.
Adın bilinmezlik olmuşken, sesin çığlık olsa da duyamam seni.
Nuh’un gemisindekiler gibi haykırışların gelirde kulağıma duyamam yine de seni.
Cudi üzerinde terk edilmişliğim var şimdi benim.
Devamı…
1
sen…
şey,
pardon,
senin adın neydi ?
sen öldün mü ?
kim öldürdü
hayatının
baharında seni,
ben… Devamı…
kadın erkek eşitliğinin yok sayıldığı
bir kentte
aşk yargıcıyım
bu kenti aşk kırıntılarından
yoksun bıraktığı için
eros’u
suçlu ilan ediyorum
Tuna Başar
Ekim…
Hasatı çoktan yapıldı hansız yolcuların.
Ama ayrılık olmazdı harman zamanı…
Saçlarımı kesmeyi istedim nedense.
Kumul gözlerine batan toplu iğneler,
şehri tam köprülerinden kanatıyordu.
Asma dedikleri, örümcek ağlarının ıspanak yemiş haliydi bence.
Benim de duvarlarım vardı köprü kurulacak.
Kendime başka nasıl gülebilirdim?
Devamı…
üşüyorum
son bir kez
tut
ellerim soğuk
yüreğim kadar
hayır değil.
Hayatımla ilgili çok şeyi, çok kişiye anlatmışım
Yanılmışım..
Anlarlar sanmışım.
Yanılmalarıma yenilmişim..
Şimdi ne paylaşılmaya aday bir sırrım,
Ne de gizemli sözlerim var.
Defalarca okunmuşta sayfaları solmuş
Bir kitap gibiyim adeta;
Ücra bir köşeye atılmış…
Yenilenme vaktimi geldi şimdi?
Nereden ve neyden başlayarak,
Kimden,kimlerden kaçarak?
Kendine saklanarak..
Gerçekten çözümüm olur mu bu sorular?
Yada bu sorulara verilen bilge cevaplar..?
Yıpranmış,atılmış bir kitabı tekrar okuyabilir mi insan?
Yada buna cesaret edecek biri çıkar mı karşıma?
Devamı…
günlerden biri,
bilmem hangi mevsimdi..
tanıdık ama uzak,
yakın ama derin bir tanık gibi başucumdaydı yine zaman..
yine durmuştu aramızda şeffaf bir duvar gibi..
seni ararken gölgemi bırakmışım geride..
çok yol aldım derdim yürürken,
dönüp dolaşıp ay…nı istasyonmuş vardığım,
aynı rüyaymış uyandırıldığım…